English » Turkish  |
Indirect results  |
Top  |
| bedel |
{'bi:dəl}
- {N} tören asasını taşıyan kimse (brit.üniv.)
|
|
| bedel |
tören asasını taşıyan kimse (brit.üniv.) |
i. |
|
Turkish » English  |
Indirect results  |
Top  |
| bedel |
- {A} substitutional, worth
- {N} substitute, equivalent, price, pay, worth, compensation, consideration, forfeit, offset, purchase money, quid pro quo, quittance, rate, requital, wages
|
|
| bedel |
1. /a/ equivalent (of). 2. value, worth; price. 3. /a/ substitute (for); in lieu of, for, in exchange for. 4. sum paid for exemption from military service; formerly military substitute who served for another person. 5. person who makes the pilgrimage to Mecca in the name of another.
bedeli alınmıştır. fin. ´value received´ (inscribed on checks).
bedeli tahsil içindir. fin. ´value to be collected in cash´ (inscribed on checks).
bedeli teminat içindir. fin. ´value to stand as a specific guarantee´ (inscribed on checks).
bedel tutmak formerly to pay someone to do one´s military service in one´s stead.
bedel vermek to pay the government a fee in lieu of doing one´s military service. |
|
| bedel |
* equivalent (of).
* value, worth; price.
* substitute (for); in lieu of, for, in exchange for.
* sum paid for exemption from military service. |
|
| bedel |
compensation |
|
| bedel |
price |
|
|
Turkish » German  |
Indirect results  |
Top  |
| bedel |
- {N} Entgelt (N), Gegenwert (M)
|
|
| bedel |
Entgelt [das], Ersatz [der], Gegenwert [der], Surrogat [das] |
|
| bedel |
r Preis, r Gegenwert, r Ersatz. |
|
| bedel |
Ersatz |
m |
| bedel |
Gegenwert |
m |
|
Turkish » Turkish  |
Indirect results  |
Top  |
| bedel |
Deger, fiyat, kiymet * Bir şeyin yerini tutabilen karşilik * Eşit, denk * Askerlik yapmamak veya yapilacak süreyi
kisaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para * Başkasinin adina ve onun parasi ile hacca giden kimse * Uşak,
hizmetçi, çoban |
|
|
Ottoman » Turkish  |
Indirect results  |
Top  |
| BEDEL |
(C.: Bedelât) Elde ve ayakta olan zahmet ve ağrı. * Karşılık. Bir şeyin yerine verilen ve yerini tutan şey. İvaz.
* Başkasının adına hacca giden. * Gr: Söz esnâsında bir şeyi sıfatı veya vasfı ile beraber söylersek ve fakat
kasdımız o şeyin vasfı veya sıfatı değil de zâtı olursa, zikredilen sıfat veya vasfa " bedel" denir." Kardeşin
Ahmedi gördüm" derken, kasdedilen kardeşin değil Ahmet'in kendisidir. İşte bu sözde "kardeşin" kelimesi
"Ahmet"in" bedel'i olur. |
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|