İngilizce » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| deceit |
{dı'si:t}
- {N} yalan, aldatma, hile, kötüye kullanma, hilekârlık, düzenbazlık, kazık, dolandırıcılık
|
|
|
|
| deceit |
i. hile, yalan; hilekarlık, dolandırıcılık, düzenbazlık. deceitful
s. hilekar, aldatıcı. deceitfully
s. hilekarlıkla, yalancılıkla. deceitfulness
i. hilekarlık, yalancılık. |
|
| deceit |
i. 1. aldatma; hile, yalan. 2. hilekârlık, düzenbazlık, dolandırıcılık. |
|
| deceit |
de.ceit
dîsit'
İsim
* aldatma; hile, yalan.
* hilekârlık, düzenbazlık, dolandırıcılık. |
|
| deceit |
hile, yalan; hilekarlık, dolandırıcılık, düzenbazl |
|
|
İngilizce » İngilizce  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| Deceit |
An attempt or disposition to deceive or lead into error; any declaration, artifice, or practice, which misleads another, or causes him to believe what is false; a contrivance to entrap; deception; a wily device; fraud. |
n. |
| Deceit |
Any trick, collusion, contrivance, false representation, or underhand practice, used to defraud another. When injury is thereby effected, an action of deceit, as it called, lies for compensation. |
n. |
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|