İngilizce » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| genuine |
{'dʒenjʋın}
- {A} hakiki, öz, gerçek, hilesiz, saf, içten, samimi, özgün, içi dışı bir
|
|
|
|
| genuine |
s. 1. gerçek, hakiki. 2. içten gelen. 3. içten, samimi. |
|
| genuine |
s. hakiki, gerçek, mevsuk, taklit veya sahte olmayan; asli; içten gelen, samimi. genuinely
z. gerçekten, hakikaten. genuineness
i. içtenlik, samimiyet, gerçek oluş, hakikilik. |
|
| genuine |
gen.u.ine
cen'yuwîn
Sıfat
* gerçek, hakiki.
* içten gelen.
* içten, samimi. |
|
| genuine |
hakiki, gerçek, mevsuk, taklit veya sahte olmayan; |
|
|
İngilizce » İngilizce  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| Genuine |
Belonging to, or proceeding from, the original stock; native; hence, not counterfeit, spurious, false, or adulterated; authentic; real; natural; true; pure; as, a genuine text; a genuine production; genuine materials. |
a. |
|
İngilizce » Almanca  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| genuine |
{'dʒenjʋın}
- {A} echt, authentisch, Original-, ungekünstelt, unverfälscht, wahr, rein, unverstellt, waschecht, ernst gemeint, ernsthaft, aufrichtig
|
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|