İngilizce » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
{hɔ:lt}
- {N} durma, duraksama, mola yeri, küçük istasyon
- {V} durdurmak, durmak, duraksamak, tereddüd etmek, topallamak, aksamak, bocalamak, tökezlemek, sendelemek
|
|
|
|
| halt |
(i.), (f.) duruş; durma, duraklama; mola; (f.) durmak; duraklamak, durdurmak. call a halt durdurmak, kesmek, son vermek. |
|
| halt |
(s.), eski topal, aksak. the halt topallar, sakatlar. |
|
| halt |
(f.) kusurlu olmak, eksik olmak (vezin); duraksamak, tereddüt etmek. halting (s.) duraksayan. |
|
| halt |
i. 1. durma, duruş. 2. mola.
f. durmak; durdurmak. |
|
|
Türkçe » İngilizce  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
,-tı 1. mistaking one thing for another; mixup. 2. colloq. crass action; rude and crude remark.
__ etmek colloq. to do something rude; to say something improper.
__ karıştırmak/yemek colloq. to do something rude, do something improper. |
|
| halt |
halt{ı}
* mistaking one thing for another; mixup.
konuşma dili
* crass action; rude and crude remark. |
|
|
Almanca » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| Halt |
- {N} durma, dayanak, destek, sağlamlık, dayangaç, duraklama
|
|
| halt |
|
|
| halt |
durma, mola; destek, dayak; metanet |
|
| Halt |
e {halt} r durma, mola; yardımcı, destek. istikrar, metanet. |
|
| halt |
dastek |
|
|
Türkçe » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
Bir şeyi başka bir şeyle kariştirma * Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma * Uygun olmayan,
begenilmeyen şey |
|
|
İngilizce » İngilizce  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| Halt |
3d pers. sing. pres. of Hold, contraction for holdeth. |
|
| Halt |
A stop in marching or walking, or in any action; arrest of progress. |
n. |
| Halt |
To hold one's self from proceeding; to hold up; to cease progress; to stop for a longer or shorter period; to come to a stop; to stand still. |
v. i. |
| Halt |
To stand in doubt whether to proceed, or what to do; to hesitate; to be uncertain. |
v. i. |
| Halt |
To cause to cease marching; to stop; as, the general halted his troops for refreshment. |
v. t. |
|
İngilizce » İspanyolca  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
{hɔ:lt}
- {N} alto (M), parada (F), apeadero (M)
- {V} parar, detener, interrumpir, alto: hacer alto, pararse, interrumpirse
|
|
|
İngilizce » Fransızca  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
{hɔ:lt}
- {A} boiteux
- {N} halte (F), arrêt (M), suspension (F), pause (F)
- {V} halte: faire halte, juguler, geler, interrompre, hésiter, vaciller, boiteux: être boiteux
|
|
|
İngilizce » Rusça  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
{hɔ:lt}
- {N} остановка (F), привал (M), полустанок (M), платформа (F)
- {V} останавливать, останавливаться, привал: делать привал, колебаться, запинаться, запнуться, хромать
|
|
|
İngilizce » Almanca  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
{hɔ:lt}
- {N} Pause (F), Halt (M), Stopp (M), Stillstand (M), Haltepunkt (M)
- {V} Stillstand: zum Stillstand kommen, anhalten, aufhalten, einhalten, stehen bleiben, halten lassen, blockieren, hinken, stockend sprechen
|
|
|
İngilizce » İtalyanca  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
{hɔ:lt}
- {N} sosta (F), fermata (F), tappa (F), arresto (M)
- {V} fermarsi, sostare, arrestarsi, arrestare, tappa: fare tappa, esitare, zoppicare
|
|
|
İngilizce » Arapça  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
{hɔ:lt}
- {A} أعرج
- {N} توقف ( عن ), موقف, وقوف, إستراحة طويلة
- {V} ترنح, تعثر, تلعثم, ظهر ضعفا, عرج, وقف, أوقف, قطع
|
|
|
İngilizce » Portekizce  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| halt |
{hɔ:lt}
- {N} pausa (F), parada (F), paragem (F), descanso (M), coxeadura (F), manqueira (F)
- {V} parar, descansar, hesitar, mancar, andar hesitante
|
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|