• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

English » Turkish Top
absence Hear! {'æbsəns}
  • {N} yokluk, bulunmama, dalgınlık, gıyap
absence i.
1. yokluk, bulunmama: We felt her absence. Yokluğunu hissettik. He returned after an absence of six months. Altı aylık bir aradan sonra döndü. What have you been doing in my absence? Ben yokken siz nelerle meşgul oldunuz? We noted a complete absence of self-respect. En ufak bir onur belirtisi görmedik.
2. yokluk, (bir yerde bulunması gerekirken orada) bulunmama: Your absences have become too many. Yoklukların artık fazla oldu.
absence i. gaybubet, yokluk; (huk). gaip oluş, gıyap; dalgınlık.
absence yokluk
absence ab.sence äb'sıns İsim * yokluk; bulunmama: We felt her absence. Yokluğunu hissettik. He returned after an absence of five months. Beş aylık bir aradan sonra döndü.

English » Turkish Indirect results Top
in the absence of
  • {ADV} yokluğunda, yokken
absence of mind
  • {N} dalgınlık
absence without leave
  • {N} izinsiz ayrılma, firar
absence of mind dalgınlık.
absence without leave ask. (tekrar dönmek üzere görev yerinden) izinsiz olarak ayrılma.
in the absence of -in yokluğunda: In the absence of any guidelines this is what we came up with. Bize yol gösterecek bir şeyler olmadığı için ancak bunu yapabildik.
leave of absence izin.
leave of absence * izin.
leave of absence izin
absence of mind dalgınlık
absence without leave izinsiz ayrılma, firar
in the absence of yokluğunda, yokken