• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
as Dinle! {æz}
  • {ADV} kadar, olarak, gibi, iken
  • {CONJ} ki, madem, olduğu gibi, diği: -diği gibi, iken, irken: -irken, karşın, rağmen, mademki
  • {PRON} gibi
as z. gibi, veçhile, suretle; iken as... so oldugu gibi, dahi, o veçhile. as well as gibi. as you were going siz giderken. so as gibi, suretle, veçhile; için; ki as...as kadar. so as to see görecek surette, görmek için. This is as good as that.Bu da diğeri kadar iyidir. He bought the farm as well as the house.Hem evi hem de çiftliği aldı. As we have finished, we may go. Mademki işimiz bitti, gidebiliriz. ıt gets better as you go along. iş ilerledikçe daha iyi oluyor. Do as I do. Sen de benim yaptığımı yap. Expensive as it was, I bought it. Çok pahalı olduğu halde aldım. as is şimdiki durumuyla. III buy it as is. Olduğu gibi satın alırım.
as baglaç çünkü, mademki, nitekim. as if, as though, as it were sanki, güya. as to, as for gelince, hakkynda,... sorarsanız AS kıs. Anglo-Saxon.
as bağ.
1. -irken; -dikçe: I nabbed him as he was going out the door. Kapıdan çıkarken yakaladım. He´s taking life more seriously as he gets older. Yaşlandıkça hayatı daha bir ciddiye alıyor.
2. -diği için; -diğine göre: As he didn´t bring the money, he didn´t get the book. Parayı getirmediği için kitabı alamadı. As he didn´t even reply to your invitation he´s probably not going to come. Davetine bir cevap bile yollamadığına göre herhalde gelmeyecek.
3. Karşılaştırmalarda kullanılır: He´s not as smart as she. Onun kadar akıllı değil. I want a box as big as this. Bu büyüklükte bir kutu istiyorum. It´s as easy as pie. İşten bile değil.
4. -diği gibi: Do as she does. Onun yaptığı gibi yap.
5. gibi: Ersin´s a bookbinder, as are his brothers. Ersin, kardeşleri gibi ciltçidir.

z. -in kadar: He´s as tall as you. Boyu senin kadar. It´s not as cold as we expected it to be. Beklediğimiz kadar soğuk değil. I´m not so stupid as to do a thing like that. Öyle bir şey yapacak kadar aptal değilim. Selim´s as lazy as he is intelligent. Selim, akıllı olduğu kadar tembel. edat olarak: I´m telling you this as a friend. Bunu sana arkadaş olarak söylüyorum.
As Olarak

Türkçe » İngilizce Yukarı
as
  • {A} ace, crack
  • {N} ace, ermine
as
  • {N} stoat
hayv.
cooked food.

__ damı

prov. kitchen.

__ deliye kalmak to have rival claimants drop out and thus get a hold on something.

__ ocağı soup kitchen.

__ta/çorbada tuzu bulunmak to make a contribution, however small.

__ yermek (for a pregnant woman)
1. /a/ to crave (a food).
2. to crave certain foods.
as
1. playing cards ace.
2. ace, champion.
as ermine, stoat.