• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

English » Turkish Top
bow and scrape
  • {ID} yaltaklanmak, sahte bir saygı göstermek
bow and scrape aşırı saygı gösterisinde bulunmak, el pençe divan durmak.
bow and scrape * aşırı saygı gösterisinde bulunmak, el pençe divan durmak.
bow and scrape yaltaklanmak, sahte bir saygı göstermek

English » Turkish Indirect results Top
scrape the barrel
  • {ID} kalanla idare etmek, artıkları kullanmak
pinch and scrape
  • {V} paradan kısmak, cimrilik etmek, dişinden tırnağından artırmak
scrape Hear! {skreıp}
  • {N} kazıma sesi, sürtme sesi, kazıma, sürtme, sıyrık, çizik, sıkıntı, çıkmaz, zor durum
  • {V} kazımak, kazıyarak temizlemek, gıcırdatarak çekmek, gıcırdatmak, gıcırtı yapmak, sürtünmek, sıyırmak
scrape!
  • {INTRJ} garç!, gırç!
bread and scrape
  • {N} tereyağlı ekmek
scrape along
  • {V} kıt kanaat geçinmek, idare etmek
scrape through
  • {V} güç belâ atlatmak (sınav), zorla geçmek (sınav), yakayı kurtarmak
get into a scrape zor duruma düşmek.
get out of a scrape beladan kurtulmak, yakayı kurtarmak.
scrape f.

i. kazımak, kazıyarak temizlemek; sıyırtmak; kazıyıp toplamak; sürterek gıcırdatmak; selâm verirken ayağını sürterek geri çekmek; çok tutumlu olmak;

i. kazıma veya sürtme sesi; kazıma, sürtme; varta, çıkmazı scrape acquaintance tanışmaya gayret etmek. scrape along az para ile geçinmek. scrape away, scrape off kazıyarak silmek. scrape through güçbelâ atlatmak. scrape up zorla toplamak. get into a scrape belâya çatmak. get out of a scrape beladan kurtulmak, yakayı kurtarmak Were in a pretty scrape. Ayıkla şimdi pirincin taşını.
scrape f.
1. kazımak: scrape a surface bir yüzeyi kazımak.
2. sıyırmak: scrape one´s knee dizini sıyırmak.
3. (ayak) sürtmek.
4. raspa etmek, raspalamak.

i.
1. sıyrık.
2. zor durum.
scrape f.

i. kazımak, kazıyarak temizlemek; sıyırtmak; kazıyıp toplamak; sürterek gıcırdatmak; selâm verirken ayağını sürterek geri çekmek; çok tutumlu olmak;

i. kazıma veya sürtme sesi; kazıma, sürtme; varta, çıkmazı scrape acquaintance tanışmaya gayret etmek. scrape along az para ile geçinmek. scrape away, scrape off kazıyarak silmek. scrape through güçbelâ atlatmak. scrape up zorla toplamak. get into a scrape belâya çatmak. get out of a scrape beladan kurtulmak, yakayı kurtarmak Were in a pretty scrape. Ayıkla şimdi pirincin taşını.
scrape f.
1. kazımak: scrape a surface bir yüzeyi kazımak.
2. sıyırmak: scrape one´s knee dizini sıyırmak.
3. (ayak) sürtmek.
4. raspa etmek, raspalamak.

i.
1. sıyrık.
2. zor durum.
scrape along zar zor geçinmek/idare etmek.
scrape along zar zor geçinmek/idare etmek.
scrape away/off
1. kazıyarak silmek.
2. kazıyarak çıkarmak; raspa etmek.
scrape away/off
1. kazıyarak silmek.
2. kazıyarak çıkarmak; raspa etmek.
scrape through güçbela atlatmak.
scrape through güçbela atlatmak.
scrape together/up güçlükle bir araya getirmek.