English » Turkish  |
Top  |
| bow and scrape |
- {ID} yaltaklanmak, sahte bir saygı göstermek
|
|
| bow and scrape |
aşırı saygı gösterisinde bulunmak, el pençe divan durmak. |
|
| bow and scrape |
* aşırı saygı gösterisinde bulunmak, el pençe divan durmak. |
|
| bow and scrape |
yaltaklanmak, sahte bir saygı göstermek |
|
|
English » Turkish Indirect results |
Top  |
| scrape the barrel |
- {ID} kalanla idare etmek, artıkları kullanmak
|
|
| pinch and scrape |
- {V} paradan kısmak, cimrilik etmek, dişinden tırnağından artırmak
|
|
| scrape |
{skreıp}
- {N} kazıma sesi, sürtme sesi, kazıma, sürtme, sıyrık, çizik, sıkıntı, çıkmaz, zor durum
- {V} kazımak, kazıyarak temizlemek, gıcırdatarak çekmek, gıcırdatmak, gıcırtı yapmak, sürtünmek, sıyırmak
|
|
| scrape! |
|
|
| bread and scrape |
|
|
| scrape along |
- {V} kıt kanaat geçinmek, idare etmek
|
|
| scrape through |
- {V} güç belâ atlatmak (sınav), zorla geçmek (sınav), yakayı kurtarmak
|
|
| get into a scrape |
zor duruma düşmek. |
|
| get out of a scrape |
beladan kurtulmak, yakayı kurtarmak. |
|
| scrape |
f.
i. kazımak, kazıyarak temizlemek; sıyırtmak; kazıyıp toplamak; sürterek gıcırdatmak; selâm verirken ayağını sürterek geri çekmek; çok tutumlu olmak;
i. kazıma veya sürtme sesi; kazıma, sürtme; varta, çıkmazı scrape acquaintance tanışmaya gayret etmek. scrape along az para ile geçinmek. scrape away, scrape off kazıyarak silmek. scrape through güçbelâ atlatmak. scrape up zorla toplamak. get into a scrape belâya çatmak. get out of a scrape beladan kurtulmak, yakayı kurtarmak Were in a pretty scrape. Ayıkla şimdi pirincin taşını. |
|
| scrape |
f. 1. kazımak: scrape a surface bir yüzeyi kazımak. 2. sıyırmak: scrape one´s knee dizini sıyırmak. 3. (ayak) sürtmek. 4. raspa etmek, raspalamak.
i. 1. sıyrık. 2. zor durum. |
|
| scrape |
f.
i. kazımak, kazıyarak temizlemek; sıyırtmak; kazıyıp toplamak; sürterek gıcırdatmak; selâm verirken ayağını sürterek geri çekmek; çok tutumlu olmak;
i. kazıma veya sürtme sesi; kazıma, sürtme; varta, çıkmazı scrape acquaintance tanışmaya gayret etmek. scrape along az para ile geçinmek. scrape away, scrape off kazıyarak silmek. scrape through güçbelâ atlatmak. scrape up zorla toplamak. get into a scrape belâya çatmak. get out of a scrape beladan kurtulmak, yakayı kurtarmak Were in a pretty scrape. Ayıkla şimdi pirincin taşını. |
|
| scrape |
f. 1. kazımak: scrape a surface bir yüzeyi kazımak. 2. sıyırmak: scrape one´s knee dizini sıyırmak. 3. (ayak) sürtmek. 4. raspa etmek, raspalamak.
i. 1. sıyrık. 2. zor durum. |
|
| scrape along |
zar zor geçinmek/idare etmek. |
|
| scrape along |
zar zor geçinmek/idare etmek. |
|
| scrape away/off |
1. kazıyarak silmek. 2. kazıyarak çıkarmak; raspa etmek. |
|
| scrape away/off |
1. kazıyarak silmek. 2. kazıyarak çıkarmak; raspa etmek. |
|
| scrape through |
güçbela atlatmak. |
|
| scrape through |
güçbela atlatmak. |
|
| scrape together/up |
güçlükle bir araya getirmek. |
|
|
|