• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

İngilizce konuşmak için kursa gitmek şart değil? Tıklayın!

English » Turkish Top
plead Hear! {pli:d}
  • {V} savunmak, müdafaa etmek, savunma yapmak, dava açmak, rica etmek, dilemek, yalvarmak, bahane etmek, mazeret göstermek, açıklamak, duyurmak, avukatlığını yapmak
plead f. (pleaded veya pled) yalvarmak, rica etmek, istirham etmek; huk. dava açmak; suçlamak veya savunmak; iddia etmek; mazeret göstermek. plead guilty huk. suçu kabul etmek. plead not guilty huk. suçu reddetmek. pleadable

s. davada cevap veya özür olarak gösterilebilir. pleader

i. avukat, dava vekili. pleading

i. dava açma; layiha hazırlama usulü. special pleading bak. special pleadingly

z. yalvararak pleadings

i. çoğ., huk. layihalar.
plead f. (

pleaded/pled)
1. yalvarmak, rica etmek.
2. huk. dava açmak.
3. iddia etmek.
4. mazeret olarak göstermek, bahane etmek.
plead plead plid Fiil [D] pleaded/pled * yalvarmak, rica etmek. Hukuk * dava açmak. * iddia etmek. * mazeret olarak göstermek, bahane etmek.
plead (pleaded veya pled) yalvarmak, rica etmek, istirha

English » Turkish Indirect results Top
plead guilty
  • {V} suçu kabullenmek, suçunu itiraf etmek
plead not guilty
  • {V} suçu reddetmek
plead guilty huk. suçu kabul etmek.
plead not guilty huk. suçu reddetmek.
plead guilty Hukuk * suçu kabul etmek.
plead not guilty Hukuk * suçu reddetmek.
plead not guilty suçu reddetmek