• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

English » Turkish Top
threaten Hear! {'ɵretən}
  • {V} tehdit etmek, gözünü korkutmak, gözdağı vermek, tehlike belirtisi olmak, korkutmak
threaten f. tehdit etmek, gözdağı vermek, korkutmak, korku vermek; kötü bir şeye alâmet olmak; yıldırmak. It is threatening snow. Kar yağacağa benziyor. threateningly

z. tehdit ederek.
threaten f.
1. tehdit etmek, korkutmak, gözdağı vermek.
2. -e işaret etmek, -in habercisi olmak: These clouds are threatening rain. Bu bulutlar yağmura işaret ediyor.
threaten threat.en thret'ın Fiil * tehdit etmek, korkutmak, gözdağı vermek. * -e işaret etmek, -in habercisi olmak.
threaten tehdit etmek, gözdağı vermek, korkutmak, korku ver