Ottoman » Turkish  |
Top  |
| CEMRE |
(C.: Cimâr) Şiddetli karanlık. * Ateşli kömür parçası, kor. * İlkbaharda suya, yere, havaya düştüğü söylenen
sıcaklık. * Hacıların Mina Vâdisinde şeytan taşlamaları. |
|
|
Ottoman » Turkish Indirect results |
Top  |
| CEMRE-İ SÂLİSE |
Üçüncü cemre ki, toprağa düşer. |
|
| CEMRE-İ SÂNİYE |
İkinci cemre ki, suya düşer. |
|
| CEMRE-İ ULÂ |
Birinci cemre ki, havaya düşer. |
|
|
|