• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     
Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} yer, mahal, mekân, ev, yerleşim yeri, hane, basamak, sıra, mevki, statü, sorumluluk, iş, makam
  • {V} yerleştirmek, koymak, oturtmak, görevlendirmek, yazdırmak [tel.], yerini belirlemek, yatırım yapmak, yatırmak (para), vermek (sipariş), ısmarlamak
place i.
1. yer, konum, mevki: Put it back in its place. Onu yerine koy. This is a beautiful place. Burası güzel bir yer. All the places in this row are taken. Bu sıradaki tüm yerler dolu.
2. k. dili yer; ev; işyeri, dükkân.
3. küçük sokak/meydan.
4. semt, şehir, kasaba.
5. koltuk, yer.
6. görev, vazife.
7. memuriyet, mevki.
place f.
1. -i koymak, -i bir yere koymak, -i yerleştirmek.
2. -e iş bulmak.
3. -i atamak, -i tayin etmek.
4. (para) vermek, yatırmak.
5. -in kim olduğunu çıkarmak, -i tanımak: Although we had met before I couldn´t place him. Daha önce tanışmamıza karşın kim olduğunu çıkaramadım.
6. spor (birinci/ikinci/üçüncü) gelmek.
place i. yer, mevki, mahal, mekân, mevzi; küçük sokak veya meydan; semt, şehir, kasaba; ev; mat. hane; mevki, memuriyet, görev, vazife. place card davetlilerin sofradaki yerlerini gösteren kart. place in the sun iyi durum. place kick (spor) saha üzerine konulmuş olan topa vuruş. give place to öncelik tanımak; yer vermek. go places ( argo) başarıya ulaşmak. high places yüksek. out of place yersiz, münasebeti olmayan. take place vaki olmak, meydana gelmek.
place f. koymak, bir yere koymak, yerleştirmek; bir memuriyete veya işe koymak; vermek, yatırmak (para); atamak, tayin etmek; çıkarmak, tanımak; koşuda ikinci gelmek;( spor) birinci, ikinci veya üçüncü gelmek; derece almak; bırakmak; sınıflandır- mak. place a bet bahse girmek. place an order sipariş vermek, ısmarlamak.

Fransızca » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
place /plas / nf yer; görev, iş; meydan, alan; ticaret piyasası à la place de yerine demeurer en place kıpırdamamak faire place à yer vermek place boursière borsa place financière para piyasası place forte hisar, sur
placé , e/plase / adj yerleştirilmiş être bien placé yeri iyi olmak être mal placé yeri kötü olmak haut placé yüksek mevkili

İngilizce » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
Place Dinle!
Any portion of space regarded as measured off or distinct from all other space, or appropriated to some definite object or use; position; ground; site; spot; rarely, unbounded space.
n.
Place Dinle!
A broad way in a city; an open space; an area; a court or short part of a street open only at one end.
n.
Place Dinle!
A position which is occupied and held; a dwelling; a mansion; a village, town, or city; a fortified town or post; a stronghold; a region or country.
n.
Place Dinle!
Rank; degree; grade; order of priority, advancement, dignity, or importance; especially, social rank or position; condition; also, official station; occupation; calling.
n.
Place Dinle!
Vacated or relinquished space; room; stead (the departure or removal of another being or thing being implied).
n.

İngilizce » İspanyolca İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} localidad (F), sitio (M), lugar (M), parte (F), puesto (M), edificio (M), página (F), momento (M), local (M), oficio (M), plaza (F), casa (F), cubierto (M), asiento (M), posición [dep.] (F)
  • {V} asentar, entonar, meter, colocar, estacionar, estampar, situar, reconocer, hacer, poner, emplear, público: hacer público, invertir, vender, clasificarse [dep.]

İngilizce » Fransızca İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} endroit (M), lieu (M), coin (M), bâtiment (M), maison (F), résidence (F), ville (F), rue (F), couvert (M), poste (M), position (F), situation (F), rang (M), travail (M)
  • {V} placer, mettre, imposer, poser, disposer, introduire, interposer, situer, classer, investir, trouver un emploi, rappeler: se rappeler, remettre: se remettre, placer: être placé, situer: se situer

Fransızca » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
place
  • {N} square, plaza, piazza, space, seat, stead, spot, room, position

İngilizce » Rusça İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} место (N), положение (N), город (M), селение (N), местечко (N), точка на поверхности [физ.], сиденье (N), место в книге, страница (F), отрывок (M), площадь (F), жилище (N), загородный дом, усадьба (F), резиденция (F), должность (F), служба (F), обязанность (F), место: одно из первых мест
  • {V} поставить, ставить, помещать, поместить, размещать, разместить, установить, положить, класть, помещаться, определять на должность, помещать капитал, вкладывать деньги, заказ: делать заказ, устроить, устраивать, сбывать, сбыть, возлагать, определять место, определять дату, определять положение, относить к определенным обстоятельствам, определять занятые места в соревновании, присудить второе или третье призовое место

İngilizce » Almanca İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} Platz (M), Stelle (F), Fleck (M), Winkel (M), Stätte (F), Gegend (F), Ort (M), Land (N), Gebäude (N), Wohnung (F), Haus (N), Stellung (F), Platzierung (F)
  • {V} stellen, legen, setzen, anstellen, einstellen, unterbringen, platzieren, abschließen, erteilen, aufgeben, hintun, vermitteln, fügen, schalten, einordnen

İngilizce » İtalyanca İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} posto (M), luogo (M), vece (F), posizione (F), sito (M), località (F), piazza (F), casa (F), impiego (M), pagina (F)
  • {V} posare, porre, mettere, situare, collocare, localizzare, dislocare, disporre, piazzare, investire, sistemare, classificare, ricordarsi di, riconoscere

İngilizce » Çince (Simpl.) İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} 去处, 境, 所, 座, 位, 地, 部位, 地点, 位置, 座位, 场, 场地, 位子, 地方, 地位, 场所, 席, 处, 禺, 点
  • {V} 厝, 放, 停放, 扣, 安放, 置, 置于, 竖, 摆, 放置, 摆放, 竖立, 搁, 寄, 摆列, 寄托, 寄予

İngilizce » Çince (Trad.) İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} 地, 去處, 部位, 位, 所, 座, 境, 座位, 位置, 場, 地點, 地方, 場地, 位子, 場所, 地位, 席, 點, 處, 禺
  • {V} 放, 置

İngilizce » Arapça İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} محل, موضع, مكان ما, مكان, طبقة, دور, مهمة, منزل, سكن, عمل, وظيفة, حالة, تصنيف, ميدان, موقع, خانة
  • {V} وضع, حدث, طلب, ميز شخصا, يوجد عملا ل, صنف, وقع, استثمر, عين شخصا في وظيفة, فاز بمرتبة مرموقة

İngilizce » Portekizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} lugar (M), local (M), localidade (F), espaço ocupado (M), cargo (M), emprego (M), função (F), posto (M), região (F), sítio (M), vila, circunstância (F), ensejo (M), motivo (M), razão (F), dever, passagem (F), poltrona (F)
  • {V} assentar, colocar, pôr, arranjar, depositar, aplicar, empregar, identificar, investigar, nomear, reconhecer

İngilizce » Yunanca İlişkili Sonuçlar Yukarı
place Dinle! {pleıs}
  • {N} θέση, τόπος, μέρος, σημείο, τοποθέτηση, πλατεία
  • {V} τοποθετώ, θέτω

Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)