• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Turkish » English Top
yasak aşk
  • {N} liaison
yasak aşk liaison n.

Turkish » English Indirect results Top
Burada avlanmak yasak.
  • {PHR} hunting: Hunting is not allowed here.
Burada balık tutmak yasak.
  • {PHR} fishing: Fishing is not allowed here.
dokunulması yasak
  • {A} untouchable
durmanın yasak olduğu otoyol
  • {N} through way
duruşun yasak olduğu kavşak
  • {N} box junction
Fotoğraf çekmek yasak.
  • {PHR} photography: No photography allowed.
Araba güvertesine giriş yasak
  • {PHR} access: No access to car decks
konuşulması yasak
  • {A} tabu
konuşulması yasak şey
  • {N} tabu
Burada sigara içmek yasak.
  • {PHR} smoking: Smoking is not allowed.
yasak
  • {A} ban: under a ban, forbidden, illicit, impermissible, no, proscriptive, restricted, taboo
  • {N} ban, don't, interdict, prohibition, restriction, tabu
Fotoğraf ve film çekmek yasak.
  • {PHR} prohibit: Photos and video prohibited
yasak aşk yaşmak
  • {V} have it off
yasak bölge
  • {N} bound, bound: out of bounds, restricted area
yasak bölgeye giren kimse
  • {N} poacher
yasak bölgeye girmek
  • {V} poach
yasak edici
  • {A} inhibitive
yasak etmek
  • {ID} ban: put under a ban, lid: clamp the lid on smth., lid: put the lid on smth.
  • {V} prohibit, proscribe
yasak kitaplar listesi
  • {N} index
yasak kitaplar listesine yazmak
  • {V} index