• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
hale Dinle! {heıl}
  • {A} sağlam, dinç, zinde
  • {V} sürüklemek
hale (f.) surüklemek .hale into court mahkemeye celbetmek.
hale (s.) sağlam, dinç, zinde.
hale s.
hale hale heyl Sıfat ·[bakınız] "hale and hearty"

Türkçe » İngilizce Yukarı
hale
  • {N} halo, aureola, aureole, corona, gloriole, glory, nimbus, ring
hale
1. halo (around the moon, around a saint´s head); nimbus, aureole.
2. anat. areola.
hale * halo (around the moon/a saint's head); nimbus, aureole. anatomi * areola.
hale aureole
hale halo

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
hale and hearty
  • {A} dinç ve canlı
hale and hearty turp gibi, sapasağlam.
hale and hearty * turp gibi, sapasağlam.
hale and hearty dinç ve canlı

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
akkor hale gelmiş
  • {A} incandescent
akla uygun hale getirmek
  • {V} rationalize
akla yatkın hale getirme
  • {N} rationalization
aktif hale getirmek
  • {V} activate
anlaşılmaz hale getirmek
  • {V} enigmatize
bakıma muhtaç hale gelme
  • {N} disrepair: fall into disrepair
baskıya hazır hale getirme
  • {N} redaction
bombayı etkisiz hale getirme
  • {N} bomb disposal
çalışamaz hale getirmek
  • {V} action: put out of action
çekmez hale getirmek (kumaş)
  • {V} sanforize
dayanıklı hale getirmek
  • {V} proof
devrik hale getirmek
  • {V} invert
duyarlı hale getirmek
  • {V} sensitize
eğirmeye hazır hale getirmek
  • {V} slub
en uygun hale getirmek
  • {V} optimize
etkisiz hale getirme
  • {N} nullification
etkisiz hale getirmek
  • {V} deactivate, counteract, cancel, defuse, negative
faydalı hale getirmek
  • {V} utilize
geçersiz hale getirmek
  • {V} void
geçirmez hale getirme
  • {N} proofing