• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
air level
  • {N} tesviye aleti, düzeç
air level havalandırma katı
air level havalandırma katı
air level tesviye aleti, düzeç i.
air level havalandırma katı [tech.]

English » Turkish Indirect results Top
A level
  • {N} lise bitirme sınavı [Brit.]
educational level
  • {N} eğitim düzeyi
eye level
  • {N} göz seviyesi
ground level
  • {N} yer seviyesi
split-level house
  • {N} ev: odalarının seviyeleri farklı ev
level Hear! {'levəl}
  • {A} düz, yatay, aynı seviyede, ölçülü, dengeli, seviyeli, makul, mantıklı, akılcı, namuslu, dürüst
  • {N} düzlük, düzey, seviye, hiza, su terazisi, düzeç, zemin
  • {V} düzeltmek, düzleştirmek, yıkmak, yerle bir etmek, eşitlemek, dengelemek, yöneltmek, hedef almak, nişan almak
carpenter's level
  • {N} su tesviyesi
do one's level best
  • {V} elinden geleni yapmak
Do you have a more level spot?
  • {PHR} düzgün: Başka biraz düzgün yer var mı?
on a level with
  • {ADV} aynı hizada, seviyesinde
one's level best
  • {N} elinden gelen
level crossing
  • {N} demiryolu geçidi, hemzemin geçit
level down
  • {V} aynı seviyeye indirmek, düşürerek eşitlemek
level-headed {'levəl,hedıd}
  • {A} sağduyulu, mantıklı, akılcı, aklı başında, dengeli
level off
  • {V} düzeltmek, yatay duruma getirmek, yatay hale gelmek, hedef almak, saldırmak
level out
  • {V} düzeltmek, yatay duruma getirmek, yatay hale gelmek, hedef almak, saldırmak
level up
  • {V} aynı seviyeye çıkarmak, yükselterek eşitlemek
level with
  • {A} aynı seviyede, eşit yükseklikte
level with smb.
  • {V} samimi olmak, dürüst davranmak
level with the ground
  • {ADV} yer seviyesinde, yer hizasında

Turkish » English Indirect results Top
Line-In Volume Level Line-In Volume Level