• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
allowance Hear! {ə'laʋəns}
  • {N} izin, müsaade, harçlık, ödenek, hoşgörü, tolerans, indirim, iskonto, hesap: hesaba katma, göz önünde tutma, handikap [spor.], avans [spor.]
allowance i. harçlık.
allowance i.

f. tahsisat, harçlık, aylık, haftalık vb; bırakma; karşılık; müsamaha, göz yumma, müsaade, rıza; itiraf, kabul, teslim; (tic). fiyat indirimi, tenzilât; tolerans, yedek pay;

f. harçlık bağlamak.
allowance izin
allowance al.low.ance İsim * harçlık.

English » Turkish Indirect results Top
cost-of-living allowance
  • {N} pahalılık zammı
expense allowance
  • {N} masraf ödeneği
make allowance for
  • {V} hesap: hesaba katmak
allowance for cash
  • {N} indirim, peşin indirimi
baggage allowance
  • {N} bagaj haddi
child allowance
  • {N} çocuk indirimi, çocuk zammı
compassionate allowance
  • {N} nafaka
tax allowance
  • {N} vergi indirimi, vergi muafiyeti, vergiye tabi olmayan gelir
travel allowance
  • {N} yolluk, seyahat tazminatı
make allowance for -i hesaba katmak.
make allowance for * -i hesaba katmak.
depreciation allowance tenzilat
travel allowance seyahat izni
distortion allowance distorsiyon payı
allowance for cash indirim, peşin indirimi i.
baggage allowance bagaj haddi i.
child allowance çocuk indirimi, çocuk zammı
compassionate allowance nafaka
cost of living allowance pahalılık zammı
expense allowance masraf ödeneği i.