İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| amount |
{ə'maʋnt}
- {N} miktar, tutar, toplam, değer, önem
- {V} toplama ulaşmak, sonuca varmak, eşit olmak, anlamına gelmek, ifade etmek
|
|
|
|
| amount |
f. to ile , olmak, etmek, varmak , baliğ olmak. It doesnt amount to much. Fazla kıymeti yoktur. He will amount to something. Başarılı bir adam olacak. |
|
| amount |
i. meblâğ, miktar, yekun, tutar; faizle beraber anaparanın yekunu; hulasa. amount brought forward (tic). nakli yekun. |
|
| amount |
i. miktar.
f. to 1. ile eşanlamlı olmak: It amounts to the same thing. Aynı kapıya çıkar. 2. toplamı (belirli bir miktar) olmak: It amounts to fifty dollars. Toplam elli dolar ediyor. |
|
| Amount |
Miktar |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| amount carried forward |
- {N} nakli yekun, toplam aktarım
|
|
| average amount |
|
|
| deficient amount |
|
|
| amount of precipitation |
yağış miktarı |
|
| amount of rainfall |
yağış miktarı |
|
| amount of settling |
oturma miktarı |
|
| amount of shrinkage |
çekme miktarı |
|
| Amount per attachment |
Birim ek ücreti |
|
| Amount per month |
Aylık Miktar |
|
| Amount per use |
Miktar/kullanım |
|
| amount to |
1. kadar et. |
|
| carry an amount forward |
(to) hesaptaki bir miktarı (başka sütuna/sayfaya/deftere) nakletmek. |
|
| credit an amount to s.o.´s account |
bir miktar parayı birinin hesabına geçirmek. |
|
| Error Amount |
Hata Oranı |
|
| He will amount to something. |
Başarılı bir adam olacak. |
|
| total amount |
tutar. |
|
| carry an amount forward |
* hesaptaki bir miktarı (başka sütun, sayfa veya deftere) nakletmek. |
|
| carry an amount forward to |
* hesaptaki bir miktarı (başka sütun, sayfa veya deftere) nakletmek. |
|
| credit an amount to someone's accou |
* bir miktar parayı birinin hesabına geçirmek. |
|
| He will amount to something. |
* Başarılı bir adam olacak. |
|
|
|