| assume |
{ə'su:m}
- {V} farzetmek, saymak, hükmetmek, sanmak, taslamak, addetmek, üstüne almak, takınmak, üstlenmek, almak
|
|
|
|
| assume |
f. üzerine almak, deruhte etmek ; farzetmek, var olduğunu kabul etmek; var gibi göstermek, yakıştırmak; yetkisi olmadan bir vazifeyi üstüne almak. assumed
s. farzolunan; hayali; takma, müstear (isim) ; gasbedilmiş assuming
s. kibirli, mağrur, amirane tavırlar takınan. |
|
| assume |
f. 1. farzetmek, varsaymak: You´re assuming too much where Eralp´s concerned. Eralp´in öyle yapacağını farzetmekle pekâlâ yanılmış olabilirsin. What do we do, assuming it doesn´t burn? Yanmayacağını farzedersek ne yaparız? 2. sanmak, zannetmek. 3. (resmi bir görevi) üstlenmek. |
|
| assume |
varsay |
|
| assume |
varsaymak |
|
|