• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
capacity Dinle! {kə'pæsətı}
  • {A} ful, azami, dolu, maksimum
  • {N} kapasite, hacim, verim, yetenek, kabiliyet, yeterlik, güç, iktidar, sıfat
capacity i. hacim, oylum; istiap haddi; yetenek, kabiliyet; güç, iktidar; mevki, sıfat.
capacity i.
1. hacim, oylum.
2. istiap haddi.
3. yetenek.
4. güç, iktidar.
5. görev; mevki, sıfat: He did this in his capacity as president. Bunu başkan sıfatıyla yaptı.
capacity kapasite
capacity sığım, kapasite

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
disposing capacity
  • {N} ehliyet: ölüme bağlı tasarrufta bulunma ehliyeti
carrying capacity
  • {N} yük kapasitesi
contractual capacity
  • {N} medeni hakları kullanma yeterliği
legal capacity
  • {N} hukuki ehliyet, cezayı ehliyet
production capacity
  • {N} üretim kapasitesi
seating capacity
  • {N} koltuk sayısı, yer kapasitesi
in a supervisory capacity
  • {ADV} yönetici olarak, denetleyici olarak
acoustic capacity akustik güç
air capacity hava kapasitesi
ampere hour capacity amper saat kapasitesi
available capacity kullanılablllr kapasite
battery capacity batarya kapasitesi
bearing capacity taşıma gücü
breaking capacity kesme yeteneği (şalter)
breaking capacity kesme yeteneği (şalter)
breaking capacity (of a switching device or fuse) kesme gücü
channel capacity kanal sığımı
Drive Capacity Sürücü Sığası
High Capacity (HC) Yüksek Kapasiteli
High Capacity Input Yüksek Sığalı Giriş