| traîner |
/trene / v sürümek, sürüklemek; arkasına takmak; sürüklenmek; sürünmek; dağınık olmak se traîner emeklemek; güçlükle yürümek; sürüp gitmek, bitmek bilmemek traîner les pieds ayaklarını sürterek yürümek traîner une affaire en longueur bir işi sürüncemede bırakmak traîner ses paroles ağır ağır konuşmak |
|
| traîner dans la boue |
utanılacak bir hale düşmek, çamura düşmek |
|
| traîner la savate |
yoksulluk çekmek, yarım pabuçla gezmek |
|
| traîner les pieds |
ayaklarını sürterek yürümek |
|
| traîner qn aux gémonies |
yerin dibine geçirmek |
|
| traîner ses paroles |
ağır ağır konuşmak |
|
| traîner une affaire en longueur |
bir işi sürüncemede bırakmak |
|