Türkçe » İngilizce  |
Yukarı  |
| acı acı bağırmak |
- {V} shriek, shrill, screech, wail
|
|
|
|
| acı acı bağırmak |
shriek, shrill, screech, wail |
v. |
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| anırır gibi bağırmak |
|
|
| bağırmak |
- {V} shout, bawl, yell, scream, exclaim, shout out, shout at, bark at, bark, bellow, call, cry, ejaculate, holler, hollo, holloa, hoop, hoot, howl, roar, sing out, whoop
|
|
| bağırmak (fil) |
|
|
| bağırmak (geyik) |
|
|
| bağırmak (geyik vb.) |
|
|
| bas bas bağırmak |
|
|
| ciyak ciyak bağırmak |
|
|
| daha sesli bağırmak |
|
|
| ördek gibi bağırmak |
|
|
| sesi kısılıncaya kadar bağırmak |
- {V} hoarse: shout oneself hoarse
|
|
| sevinçle bağırmak |
|
|
| tiz bir sesle bağırmak |
|
|
| tiz sesle bağırmak |
|
|
| bağırmak |
1. to shout, holler, yell; to bellow; to bray. 2. /a/ to bawl (someone) out, rail at, berate. 3. (for an animal) to make a loud noise, carry on. 4. (for something) virtually to trumpet, advertise (something) clearly: Afet geliyorum diye bağırıyordu, fakat aldıran yoktu. The catastrophe all but announced that it was going to happen, yet no one took any notice. Duvardaki saat, zamanın ne kadar azaldığını bağırıyordu. The clock on the wall was virtually shouting how little time remained. bağırıp çağırmak 1. to rant and rave, carry on. 2. /a/ to bawl (someone) out, rail at, berate. |
|
| avaz avaz bağırmak |
* to shout loudly, yell. |
|
| bağırmak |
* to shout, holler, yell; to bellow; to bray.
* to bawl (someone) out, rail at, berate.
* (for an animal) to make a loud noise, carry on.
* (for something) virtually to trumpet, advertise (something) clearly. |
|
| bangır bangır bağırmak |
* to shout loudly. |
|
| bas bas bağırmak |
* to shout, yell, holler, bellow, or bray at the top of one's voice or lungs. |
|
| buradayım diye bağırmak |
* to be in plain sight. |
|
| danalar gibi bağırmak |
danalar gibi bağırmak/böğürmek
* to bawl. |
|
|
|