• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

Türkçe » İngilizce Yukarı
n.holding:v.tut:prep.tutarak holding

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
be left holding the baby
  • {ID} kabak başına patlamak
be left holding the bag
  • {ID} kabak başına patlamak
holding Dinle! {'həʋldıŋ}
  • {N} tutma, toprak kiralama, arsa, hisse, mal, stok, alacak, karar
holding company
  • {N} holding
holding pattern
  • {N} rota
holding tight
  • {N} sıkı tutma
prep Dinle! {prep}
  • {A} hazırlık okulu (üniv.), hazırlık öğrencisi (üniv.), özel ilkokul [Brit.], ev ödevi [Brit.]
small holding {'smɔ:l,həʋldıŋ}
  • {N} çiftlik: küçük çiftlik, küçük arazi
average holding time ortalama meşguliyet süresi
average holding time ortalama meşguliyet süresi
be left holding the bag k. dili
1. kabak başına patlamak.
2. avucunu yalamak.
be left holding the sack k. dili
1. kabak başına patlamak.
2. avucunu yalamak.
holding i.

s. tutma; kira ile tutulmuş arazi; spot engelleme; (gen). (çoğ). mal, mülk ve tahvil gibi eldeki değerler, edinç;

s. tutan, elinde bulunduran. holding company holding şirketi. holding pattern (hav). havaalanına inmeye izin beklerken uçağın izlediği uçuş yolu.
holding i.
1. tutma.
2. (birinin/bir kuruluşun sahip olduğu) hisseler/emlak/mülk/mallar.
3. kira ile tutulmuş arazi.
holding meşgul etme
holding meşgul etme
holding company holding.
holding current tutma akımı
holding current tutunma akımı
holding time tutma süresi

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
ayaklarını tutarak dalmak
  • {V} jackknife
ayaklarını tutarak suya dalma
  • {N} jackknife
aziz tutarak
  • {ADV} cherishingly
holding
  • {N} holding company, conglomeration, conglomerate
kendini tutarak
  • {ADV} aplomb: with aplomb
nefesini tutarak
  • {ADV} bate: with bated breath
holding holding company.
tutarak ,tutarık
1. fit, seizure, spell.
2. epilepsy.

__ı tutmak
1. to have a seizure.
2. to have a fit of obstinacy.
holding * holding company.
tutarak * fit, seizure, spell. * epilepsy.
n.çok olan:v.dolu ol:prep.dolu olarak abounding
n.bitişik:v.dayan:prep.dayanarak abutting
n.uyumlu:v.yerleştir:prep.yerleştirerek accommodating
n.eşlik eden:v.eşlik et:prep.eşlik ederek accompanying
n.muhasebe:v.hesap ver:prep.hesap vererek accounting
n.gerçekleşme:v.gerçekleş:prep.gerçekleşerek accruing
n.biriktirme:v.biriktir:prep.biriktirerek accumulating
n.suçlama:v.suçla:prep.suçlayarak accusing
n.başarı:v.başar:prep.başararak achieving
n.elde ediş:v.elde et:prep.elde ederek acquiring