İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| sir |
{sɜ:r}
- {N} beyefendi, bay, sör, efendi, bayım
- {V} sör diye hitap ermek
|
|
|
|
| sir |
i. efendim, beyefendi: b.h. bir asalet ünvanı, sör. |
|
| sir |
i. efendim, beyefendi. |
|
| Sir |
i. İng. Sör ... (birinin ilk adından veya ilk adıyla soyadından önce kullanılan bir asalet unvanı): Sir Walter Raleigh Sör Walter Raleigh. |
|
| sir |
sir
sır
İsim
* efendim, beyefendi.
British
* Sör ... [(bir asalet unvanı):]
Sir Walter Raleigh
Sör Walter Raleigh. |
|
|
Türkçe » İngilizce  |
Yukarı  |
| sır |
- {N} secret, confidence, mystery, glaze, glazing, enamel, arcanum, cabala, cabbala, luster, lustre [Brit.], riddle, arcana, hugger-mugger
|
|
| sır |
,-rrı secret.
sırını açmak /a/ to tell (someone) one´s secret.
sıra kadem basmak colloq. to vanish into thin air.
sır küpü person who can be trusted to keep a secret.
sır olmak to disappear, vanish.
sır saklamak/tutmak to keep a secret.
sır vermek to betray a secret. |
|
| sır |
1. glaze (on pottery). 2. silvering (of a mirror). (üzerine)
sır çekmek /ın/ 1. to glaze (a piece of pottery). 2. to silver (a mirror). |
|
| sır |
sır{rı}
* secret. |
|
| sır |
* glaze (on pottery).
* silvering (of a mirror). |
|
|
|