| DEVA NA-PEZİR |
Devâsı bulunmaz hastalık. |
|
| HUSUL-PEZİR |
Hâsıl olmuş, meydana gelmiş. |
|
| İFAKAT |
(Fevk. den) İyileşme, hastalıktan kalkma. Hastalıktan kurtulup tamamen iyileşinceye kadar aradan geçen
zaman. * Ayılma. Sarhoşluk veya baygınlıktan kurtulma. |
|
| İFAKAT-YÂB |
f. İfakat bulucu, iyileşen. |
|
| İFAKAT-YAFT |
f. Sıhhat bulan, iyileşen, hastalıktan kalkan. |
|
| İLAC NÂ-PEZİR |
f. Tedavisi mümkün olmayan, ilâç kabul etmeyen. * İmkânsız, çaresiz. |
|
| İLAC-PEZİR |
f. Çaresi bulunabilen. * Tedavi edilebilen, ilâç kabul eden. |
|
| İLTİYAM-PEZİR |
f. İyi olabilir, kapanabilir yara. |
|
| İNHİLAL-PEZİR |
f. İnhilali mümkün olan. Dağılabilen. Çözülebilen. Eriyebilen. |
|
| İNTİHA-PEZİR |
f. Sona eren, nihâyet bulan. |
|
| JENG-PEZİR |
Paslı, küflü, kirli. |
|
| NA-PEZİR |
f. Olmaz, olamaz, kabul etmez. |
|
| NİHAYET-PEZİR |
Son bulan. Nihâyet bulur olan. |
|
| NÜZHET-PEZİR |
f. Safa ve neşe bulmuş olan. |
|
| PEZİR |
f. Kabul eden, olan, olabilen. * "Söz dinleyici, emir tutan" mânasında birleşik kelimeler yapılır. |
|
| ŞEREF-PEZİR |
f. Şeref ve itibar bulan. |
|
| TESELLİ-PEZİR |
f. Avutulabilir, avundurulabilir. |
|