Osmanlıca » Türkçe  |
Yukarı  |
| ŞART |
Bir kısım muamelelerde lüzumlu olan hüküm. Bir şeyin olması ona bağlı olan şey. * Kayıt. Bir iş için mutlaka
lüzumlu olan husus. * Yemin. * Hal, vaziyet. * Gr: Biri diğerine bağlı olan iki cümle hakkında delâlet edilen;
yâni mütevakkıf aleyhe delâlet eden diğer cümleye cezâ denir. Meselâ: "Haber verirsen, ben de gelirim"
cümlesinde "Haber verirsen" cümlesi şart, "ben de gelirim" cümlesi ise cezâdır. Bunlara "cezâ cümlesi, şart
cümlesi" de denir. Başka tabirle "cümle-i şartiye" ve "cümle-i cezâiye" denir. |
|
|
|
|
Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| BE-ŞART-I ANKİ |
f. Bu şartla ki. Şu şartla ki. |
|
| BİLÂ-KAYD U ŞART |
Kayıtsız şartsız. |
|
| CEZA-ÜŞ ŞART |
Şartın cevabı. Meselâ: Zeyd ayağa kalkarsa, ben de kalkarım cümlesindeki, "ben de kalkarım" ifadesi,
birinci cümlenin cevabıdır. |
|
| DÂD-I HAK RÂ KABİLİYYET ŞART NİST |
Cenab-ı Hakk'ın lütf u ihsanında kabiliyyet şart değildir. |
|
| Fİ'L-İ ŞART |
şart fiili. (Bak: şart) |
|
| HIYAR-I ŞART |
Âkitlerden birinin veya herbirinin akdi, muayyen bir müddet içinde fesh veya icazetle infaz edebilmek
hususunda muhayyer olmasıdır. |
|
| ŞART EDATLARI |
(Huruf-u şartiye) Bunlara "Şart isimleri" de denir. Arapçada şart mânâsını ifade eden edatlar: İn, Men, Ma,
Mehmâ, Eyyü, Metâ, Eynemâ, Eyyâne, Ennâ, Haysümâ, Keyfemâ. $Bu edatlar iki fiili (şart ve ceza fiillerini)
cezmederler. Şart mânâsını ifade eden edatlardan sonra gelen ilk fiil, şart; ikincisi de, cevab veya ceza adını
alır. İkinci fiilin meydana gelebilmesi, birinci hükmün meydana gelmesine bağlıdır. |
|
| ŞART VE CEZA FİİLİNDEN TEREKÜB ETMİ |
Kim isterse bulur) cümlesinde olduğu gibi. |
|
|
|