Osmanlıca » Türkçe  |
Yukarı  |
| ŞEHVET |
Hevâ-yı nefsin meyli ve arzusu. * Bir şeyi fazla istemek. * Cinsî istek. Mahbube için olan istek, iştiha.
(Yemek, içmek, uyumak da şehvetin şubelerindendir.)Kudsi Hadis'te Cenab-ı Hak buyuruyor: "Ey benim için
şehvetini bırakıp gençliğini bana veren genç! Sen meleklerin bir kısmı gibisin." |
|
|
|
|
Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| KAZA-İ ŞEHVET |
Şehvet ihtiyacını gidermek. Cinsî münasebet (ki, insanlar arasında nikâh olmadıkça haramdır.) |
|
| ŞEHVET-ENGİZ |
f. Şehvet uyandıran. Kuvve-yi şeheviyeyi tahrik eden. |
|
| ŞEHVET-PEREST |
f. Şehvetine çok düşkün. Nefsi arzularının esiri olan. |
|
|
|