• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

Osmanlıca » Türkçe Yukarı
BE-HÜKM Hükmiyle, hükmünce.

Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
HÜKM (Hüküm) Karar. Emir. Kuvvet. Hâkimlik. Amirlik. * İrade. Kumanda. Nüfuz. * Kadılık etmek. * Tesir. Cari olmak. * Makam. * Bir dâvanın veya bir meselenin tedkik edilmesinden sonra varılan karar. * Man: Fikirler ve tasavvurlar arasındaki râbıtayı tasdik veya inkâr etmek.
HÜKM-İ ÂDİL Huk: Adalet üzere verilmiş olan hüküm.
HÜKM-İ GIYABÎ Huk: Taraflardan biri hazır olmadığı halde verilen hüküm.
HÜKM-İ KARAKUŞÎ Karakuş hükmü. * Mc: Hesaba kitaba gelmiyen, mantığa uymayan hüküm.
HÜKM-İ KAZA Allah tarafından evvelce verilmiş olan hüküm.
HÜKM-İ ŞER'Î Kur'an-ı Kerim'e ve Din-i İslâm'a uygun kanun ile verilen karar. Şeriatın hükmü.
HÜKM-İ TECRÜBÎ Tecrübe ile elde edilen hüküm. * Tecrübe neticesi hâsıl olan karar.
HÜKM-İ VİCAHÎ Huk: Tarafların her ikisinin de veya vekillerinin hazır bulundukları hâlde verilen hüküm.
HÜKM-İ VİCDANÎ Vicdana ait hüküm. Vicdanî kanaatla verilen hüküm.
HÜKM-İ YEZDANÎ Cenab-ı Hakk'ın hükmü. Allah'a mahsus kanun.
HÜKM-İ ZIMNÎ Fık: Zımnen vaki olan hüküm. (Bir kimse diğer bir kimse aleyhine; "Benim filân şahıs zimmetinde sâbit olacak şu kadar lira alacağıma onun emriyle kefil olmuş idin" diye dâva ve o kimse kefâleti ikrar ve borcu inkâr etmekle müddei, borcu isbat ederek hâkim dahi hükmetse bu hüküm kefil aleyhine sarâheten ve asıl gaib aleyhine zımnen hükmolunur).