Osmanlıca » Türkçe  |
Yukarı  |
| EMR-İ VÂKİ' |
Beklenilmeyen iş, sürpriz. Zorlayıcı bir baskı ile bir işi yapmaya mecbur etmek. |
|
|
|
|
Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| VÂKÎ |
(Vikaye. den) Saklayan, koruyan, vikaye eden, esirgeyen. * Önleyici tedbir veya ilaç. |
|
| VÂKİ' |
Olan, düşen, konan. Mevcud ve var olan. * Geçmiş olan, geçen. |
|
| VÂKİ-İ HÂL |
Hâlin hakikatı, o işin hakikatı. |
|
|
|