• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

French » Turkish Top
haut-le-corps /'olkor / nm inv irkilme, irkinti
haut-le-corps [le] irkilme, irkinti

French » Turkish Indirect results Top
contre-haut /koñtrõo / adv aşağıdan yukarıya
corps /kor / nm cisim; vücut, gövde; ceset; ask. müfreze; mec. dayanıklılık, sağlamlık à corps perdu neye mal olursa olsun, ölümü de göze alarak corps à corps göğüs göğüse corps céleste yıldız, gökcismi corps de garde karakol corps d'armée kolordu corps de ballet bale topluluğu corps diplomatique kordiplomatik corps du délit suç kanıtı corps et biens can ve mal corps enseignant öğretim kurulu en corps birlikte, topluca faire corps katılmak le corps électoral seçmenler prendre du corps toplanmak, etlenmek
haut , e/'o, 'ot / adj yüksek; yukarı; denizden uzak olan; uzun à haute voix yüksek sesle crime de haute trahison vatan hainliği de haut en bas tepeden tırnağa haut de couleur cırlak renk haut fourneau yüksek fırın Haute Cour de justice Yüce Divan haute fidélité sesi çok doğal veren haute main elebaşi haut les mains! eller yukarı! la haute mer açık deniz, engin là-haut gökte le très-haut tanrı; /'o / nm üst, tepe; yükseklik tomber de tout son haut boylu boyunca düşmek traiter de haut en bas hor görmek; /'o / adv yüksek sesle; yükseklere en haut de tepesinde, üstünde faire haut le pied kaçmak haut les mains! eller yukarı! parler haut yüksek sesle konuşmak tout haut yüksek sesle
haut-de-chausses /'odşos / nm dize kadar uzanan pantolon
haut-de-forme /'odform(õ) / nm silindir şapka
haut-fond (pl hauts-fonds) /'ofoñ / nm denizin sığ yeri
haut-le-cìur /'olkör / nm inv mide bulantısı; iğrenme, tiksinti
haut-parleur (pl haut-parleurs) /'oparlör / nm hoparlör
là-haut /lao / adv yukarda
à bras le corps belden
à corps perdu neye mal olursa olsun, ölümü de göze alarak
à mi-corps belinde, belinden; belden yukarı
à son corps défendre karşı koyarak; istemeyerek
au plus haut degré son derece
avoir l'espoir chevillé au corps umudunu hiç yitirmemek
avoir le diable au corps çok hamarat olmak; kabına sığmamak
avoir le feu dans le corps ateşi olmak
avoir le verbe haut yüksek sesle konuşmak; yüksekten atmak
contre-haut aşağıdan yukarıya
corps à corps göğüs göğüse