Türkçe » İngilizce  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| hasır |
- {A} straw, wicker
- {N} wicker, straw, mat, reeds
|
|
|
|
| haşir |
,-şri 1. collecting people together. 2. Islam God´s causing the dead to arise and assemble for judgment; resurrection and assembling for judgment; Day of Resurrection, Judgment Day.
haşir neşir olmak /la/ 1. to mingle with, rub shoulders with. 2. to be busy with, be involved with. |
|
| hasır |
1. rush mat; reed mat, matting; wickerwork; canework. 2. made of woven straw, coarse fiber, cane, rushes, or wicker.
hasır altı etmek /ı/ 1. to conceal, hush up, cover up. 2. to hold up (a paper or file) instead of processing it and passing it along.
hasır altına gitmek colloq. to be shelved and forgotten.
hasır etmek /ı/ slang to steal.
hasır gibi serilmek to be spread out all over the ground.
hasır iskemle cane chair.
hasır işi wickerwork.
hasır koltuk wicker chair.
hasır olmak slang to be beaten (in a game).
hasır örgü mat, matting.
hasırlara sarılmak/yatmak slang (for a taxi driver) to take a day off, not to work.
hasıra sarmak /ı/ slang to swipe, cop, filch, pilfer, steal.
hasır şapka straw hat; Brit. boater; Panama hat, Panama. |
|
| hasır |
* rush mat; reed mat, matting; wickerwork; canework.
* made of woven straw, coarse fiber, cane, rushes, or wicker. |
|
| haşir |
haş{ri}
·[used in:]
"haşir neşir olmak" |
|
|
Türkçe » Almanca  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| hasır |
- {N} Matte (F), Rohrgeflecht (N)
|
|
| hasır |
Matte [die], Rohrgeflecht [das], Stroh [das] |
|
| hasır |
e Strohmatte. |
|
| hasır |
Matte |
f |
| hasır |
Matten |
pl |
|
Türkçe » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| hasır |
Saz, kabuk, yaprak gibi bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü * Tamami veya bir bölümü böyle
bir örgüden yapılmış olan |
|
|
Osmanlıca » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| HASIR |
(Hasr. dan) Muhâsara eden, etrafını çeviren, hasreden. |
|
| HASÎR |
Bir şey söyler veya okurken dili tutulan kimse. Kekeme insan. * Hasır. |
|
| HASÎR |
Feri gitmiş, donuklaşmış göz. * Hasret çeken. Meramına nail olamayan. * Yorulmuş. * Açılmış. * Zayıf. |
|
| HASÎR |
Hüsranda olan. Sapıtan, dalâlete giden. Azgın. * Eli boş. Müdafaasız. Çaresiz. |
|
| HÂSİR |
Hasarete uğrayan. Zarara, ziyana uğrayan. |
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|