| ÂKİBET-BİN |
f. İleri görüşlü. Sonunu evvelden gören. |
|
| ÂKİBET-BİNÎ |
f. Tedbirlilik, neticeyi önceden görüp düşünme. |
|
| ÂKİBET-ÜL ÂKİBE |
Akibetin âkibeti. * Neticenin sonu. * Ahiret. |
|
| ÂKİBET-ÜL EMR |
Bir işin neticesi, sonu. |
|
| BED-ENDİŞ |
f. Kötü fikir sahibi, fena düşünen. |
|
| DUR-ENDİŞ |
f. Önceden görüp düşünen. Tedbirli. Her şeyin ilerisini evvelden mülâhaza eden. İlerisini düşünen. |
|
| ENDİŞ |
Düşünen, mülâhaza eden, ölçülü davranan mânasında sıfat terkiblerinde kullanılır. Meselâ: Akibet-endiş $ :
Her işin sonunu düşünen. |
|
| GAYR-ENDÎŞ |
f. Başkalarını düşünen, şefkatli ve cömert kimse. |
|
| HAK-ENDİŞ |
f. Hakkı düşünen. Hakkı arayan, doğruluk için endişe eden. |
|
| HAYR-ENDİŞ |
f. İyilik düşünen, hayırlı iş düşünen. |
|
| HÜSN-Ü ÂKİBET |
İyi netice. |
|
| LÂM-UL ÂKIBET |
Neticeyi, âkibeti bildiren lâm. |
|
| NA-ENDİŞ |
f. Uzun uzadıya düşünmeğe değmez. Açık, muhakkak. |
|
| SAVAB-ENDİŞ |
Düşünce ve görüşü doğru olan. |
|
| SEBÜK-ENDİŞ |
f. Derin düşünmeyen, sathi düşünen. |
|