| AHEN |
Demir. * Mc: Sert. Zincir. Kılıç. |
|
| AHEN-BE |
f. Dokunacak bezin veya çulhanın iki yanına konan demirli ağaç. Bu demirli ağaç bezin buruşukluğunu da
açar. |
|
| AHEN-CÂN |
f. Demir canlı. * Katı yürekli. * Sabırlı, tahammüllü. |
|
| AHEN-DEST |
f. Demir elli, eli demir gibi olan. |
|
| AHEN-DİL |
f. Demir yürekli, kahraman. * Merhametsiz, acımasız kimse. |
|
| AHEN-GER |
f. Demirci. Demir yapan veya satan. |
|
| AHEN-GERÎ |
f. Demircilik. |
|
| AHEN-KEŞ |
f. Demiri çeken. Mıknatıs. |
|
| AHEN-PUŞ |
f. Demirler giymiş. Zırh kuşanmış. |
|
| AHEN-RÜBÂ |
f. Demiri kapan, mıknatıs. |
|
| ASMANÎ ÂHEN |
f. Yıldırım. |
|
| AŞİYAN (E) |
f. Kuş yuvası. * Mc: İkâmetgâh. Ev, mesken. |
|
| AŞİYAN-I HARÂB |
Yıkılmış yuva, tahrib edilmiş mesken. |
|
| AŞİYAN-SÂZ |
f. Yuva kuran, mesken yapan. |
|
| HEM-AŞİYAN |
f. Bir yerde beraber bulunan, bir yuvada birlikte olan. |
|
| NERM-ÂHEN |
f. Gevşek şey. |
|