| HÜKM |
(Hüküm) Karar. Emir. Kuvvet. Hâkimlik. Amirlik. * İrade. Kumanda. Nüfuz. * Kadılık etmek. * Tesir. Cari
olmak. * Makam. * Bir dâvanın veya bir meselenin tedkik edilmesinden sonra varılan karar. * Man: Fikirler ve
tasavvurlar arasındaki râbıtayı tasdik veya inkâr etmek. |
|
| HÜKM-İ ÂDİL |
Huk: Adalet üzere verilmiş olan hüküm. |
|
| HÜKM-İ GIYABÎ |
Huk: Taraflardan biri hazır olmadığı halde verilen hüküm. |
|
| HÜKM-İ KARAKUŞÎ |
Karakuş hükmü. * Mc: Hesaba kitaba gelmiyen, mantığa uymayan hüküm. |
|
| HÜKM-İ KAZA |
Allah tarafından evvelce verilmiş olan hüküm. |
|
| HÜKM-İ ŞER'Î |
Kur'an-ı Kerim'e ve Din-i İslâm'a uygun kanun ile verilen karar. Şeriatın hükmü. |
|
| HÜKM-İ TECRÜBÎ |
Tecrübe ile elde edilen hüküm. * Tecrübe neticesi hâsıl olan karar. |
|
| HÜKM-İ VİCAHÎ |
Huk: Tarafların her ikisinin de veya vekillerinin hazır bulundukları hâlde verilen hüküm. |
|
| HÜKM-İ VİCDANÎ |
Vicdana ait hüküm. Vicdanî kanaatla verilen hüküm. |
|
| HÜKM-İ YEZDANÎ |
Cenab-ı Hakk'ın hükmü. Allah'a mahsus kanun. |
|
| HÜKM-İ ZIMNÎ |
Fık: Zımnen vaki olan hüküm. (Bir kimse diğer bir kimse aleyhine; "Benim filân şahıs zimmetinde sâbit olacak
şu kadar lira alacağıma onun emriyle kefil olmuş idin" diye dâva ve o kimse kefâleti ikrar ve borcu inkâr
etmekle müddei, borcu isbat ederek hâkim dahi hükmetse bu hüküm kefil aleyhine sarâheten ve asıl gaib
aleyhine zımnen hükmolunur). |
|