• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Ottoman » Turkish Top
DÜRR-DANE (Bak: Dürdâne)

Ottoman » Turkish Indirect results Top
DANE f. Tohum, çekirdek. * Kurşun, gülle, tâne.
DANE (Diyn. den) "İtaat etti. İtaatli oldu, boyun eğdi, aziz oldu" mânasında fiil.
DURR Zayıflık. Hâli yaramaz olmak.
DÜR-DANE f. İnci tanesi. * Mc: Çok güzel ve sevimli çocuk.
DÜRR (Dürdâne, dürre) f. İnci. İnci tanesi.
DÜRR-EFŞAN f. İnci serpen. Söylediği sözler inci olan ağız.
DÜRR-İ CÂN f. Canın incisi. Çok sevgili.
DÜRR-İ DIRAHŞÂN Parlak inci.
DÜRR-İ MEKNUN Mahfazalı parlak inci.
DÜRR-İ MİSÂL f. Misâlin incisi. İnci misâlinde, misâlin parlağı.
DÜRR-İ NÂB Beyaz, parlak inci.
DÜRR-İ ŞİRAB İri, büyükçe inci.
DÜRR-İ YEGÂNE Eşi ve benzeri bulunmayan tek inci.
DÜRR-İ YEKTA f. Benzeri olmayan, tek inci. * Mc: Hz. Peygamber (A.S.M.)
DÜRR-İ YETİM f. Sadef içinde tek olan inci. * Mc: Hz. Peygamber Muhammed (A.S.M.)
HALKA-İ DÜRR İnci dizisi.
HEFT-DANE Aşure adı verilen bir cins tatlıyı yapmakta kullanılan yedi çeşit tahıl.
SA'DANE (C.: Sâdân) Develerin yediği dikenli ot. * Devenin göğsü. * Tırnak dibinin siniri. * Terâzi kefesinin iplerinin altındaki düğme. * Kadın memesinin etrafı.