| BÎ-MEAL |
f. Hükümsüz, mânasız, saçmasapan söz. |
|
| HİCRAN |
Uzaklaşma. Ayrılık. Ayrılıktan gelen keder, sızı, acı. Dostluğu ve ülfeti kesmek. |
|
| HİCRAN-I LÂ YEZALÎ |
Sonsuz ayrılık. Ayrılıktan gelen sonu gelmez üzüntü. |
|
| HİCRAN-ZEDE |
Ayrılmış, üzüntülü, hicrâna uğramış. |
|
| MEÂL |
(Geri dönmek ve rücu eylemek. den) Meydana gelen netice. Mefhum. * Mânası. Kısaca mânası. * Kaymak.
* Husul yeri, peyda olunacak yer. * Son, sonuç.(Meâl, te'vilin me'hazi olan "evl" mânasına masdar-ı mimîdir.
Bir şeyin varacağı gâye mânasına ism-i mekân da olur ki, te'vilin hasılı demektir. Bundan başka meâl, bir şeyi
eksiltmek mânasına da gelir. Onun için örfte bir kelâmın mânasını her vechile aynen değil de, biraz
noksaniyle hasılına göre ifade etmeğe de meâl denilmiştir. E.T.) |
|
| MEÂL-İ İCMALÎ |
Kısaca hülâsası, kısaca mânâsı. İcmalî meâl. |
|
| MEDAMİ'-İ HİCRAN |
Hicran gözyaşları. Ayrılık gözyaşları. |
|
| MÜBHEM-ÜL MEÂL |
Mânâsı ve meâli anlaşılmayan. |
|
| NAME-İ HİCRAN |
Hicrân mektubu. Ayrılık, mektubu. |
|
| ŞEB-İ HİCRAN |
Ayrılıkla geçirilen gece. Hicran gecesi. |
|
| YÂRE-İ HİCRAN |
Ayrılık yarası. |
|