• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Ottoman » Turkish Top
HİCRAN-MEAL Hicran bildiren, hicran anlatan.

Ottoman » Turkish Indirect results Top
BÎ-MEAL f. Hükümsüz, mânasız, saçmasapan söz.
HİCRAN Uzaklaşma. Ayrılık. Ayrılıktan gelen keder, sızı, acı. Dostluğu ve ülfeti kesmek.
HİCRAN-I LÂ YEZALÎ Sonsuz ayrılık. Ayrılıktan gelen sonu gelmez üzüntü.
HİCRAN-ZEDE Ayrılmış, üzüntülü, hicrâna uğramış.
MEÂL (Geri dönmek ve rücu eylemek. den) Meydana gelen netice. Mefhum. * Mânası. Kısaca mânası. * Kaymak. * Husul yeri, peyda olunacak yer. * Son, sonuç.(Meâl, te'vilin me'hazi olan "evl" mânasına masdar-ı mimîdir. Bir şeyin varacağı gâye mânasına ism-i mekân da olur ki, te'vilin hasılı demektir. Bundan başka meâl, bir şeyi eksiltmek mânasına da gelir. Onun için örfte bir kelâmın mânasını her vechile aynen değil de, biraz noksaniyle hasılına göre ifade etmeğe de meâl denilmiştir. E.T.)
MEÂL-İ İCMALÎ Kısaca hülâsası, kısaca mânâsı. İcmalî meâl.
MEDAMİ'-İ HİCRAN Hicran gözyaşları. Ayrılık gözyaşları.
MÜBHEM-ÜL MEÂL Mânâsı ve meâli anlaşılmayan.
NAME-İ HİCRAN Hicrân mektubu. Ayrılık, mektubu.
ŞEB-İ HİCRAN Ayrılıkla geçirilen gece. Hicran gecesi.
YÂRE-İ HİCRAN Ayrılık yarası.