Ottoman » Turkish  |
Top  |
| HAFÎZ |
Esirgeyen. Koruyan. Muhafaza eden. Muhafız. |
|
|
|
| HAFÎZ |
Hodbinliği, kibri, serkeşliği kırılmış kimse. Aşağı basılmış. |
|
| HÂFIZ |
Kur'ân-ı Kerim'i tamamen ezbere okuyan. * Kur'an-ı Kerim'in mânası ile beraber her şeyini yaşamaya ve
muhafazaya çalışan. * Muhafaza eden. Koruyan. Hıfzeden. (Hadis ilmi ile meşgul ve mütehassıs olup yüzbin
hadis-i şerifi senetleri ile beraber ezberden okuyanlara da Hâfız-ül hadis denirdi.) (Ist. Fık. K.) |
|
| HÂFIZ |
Alçaltıcı. * İnsana haddini bildiren. * Rahatta olan. |
|
|
Ottoman » Turkish Indirect results |
Top  |
| HÂFIZ-I HAKİKÎ |
Hakiki ve tam muhafaza eden. (Allah) |
|
| HÂFIZ-I KÜTÜB |
Kitabları hıfzeden, saklayan. Kütüphane me'muru, kütüphaneci. |
|
| HÂFIZ-I ŞİRAZÎ |
(Bak: Sa'd-ı Şirazî) |
|
|
|