Ottoman » Turkish  |
Top  |
| VASİ |
(Vesâyet. den) Bir ölünün vasiyetini yerine getirmeye me'mur edilen kimse. Bir yetimin veya akılca zayıf,
hasta olan bir kimsenin malını idare eden kimse. |
|
|
|
| VAŞİ |
(C: Vüşât) Gammaz, koğucu, yalancı. |
|
|
Ottoman » Turkish Indirect results |
Top  |
| VÂSİ' |
(Vasia) Geniş, enli. Bol. Engin. Meydanlı. * Her ihtiyacı olana vergisi kâfi ve bol bol ihsan eden. İlmi cümle
eşyayı muhit, rızkı bütün mahlukata şâmil ve rahmeti bütün şeyleri kaplamış olan Allah (C.C.) |
|
| VÂSİ'-İ MUHİTA |
Muhitin genişliği. |
|
|
|