| döküntü |
Dökülmüş, saçilmiş şeyler * Bir topluluktan geri kalmiş kimseler * Bazi hastaliklarda görülen çiban, leke, uçuk
gibi hastalik belirtisi * Deniz yüzüne yakin, üzerinde dalgalarin çatladigi kaya kümesi * Işe yaramayan, degersiz,
kötü, berbat * Değersiz, bayağı, ayak takımından olan * Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması,
yuvarlanmasi, etekte birikmesiyle oluşan yer * (kâgitçilikta) Üretimin herhangi bir safhasinda iskartaya çikan,
genellikle tekrar hamur hâline getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâgit veya karton artigi |
|
|
|
|