Türkçe » İngilizce  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| ikbal |
,-li 1. good fortune. 2. prosperity, success. 3. liking to eat or drink (something). 4. liking, caring for. 5. favoring, looking with favor upon, smiling on. 6. hist. a highly favored odalisque who ranked as a sort of unofficial wife of the sultan.
ikbal düşkünü someone who has seen better days, someone who has fallen on hard times.
ikbalden düşmek 1. to fall out of favor; not to be popular. 2. (for things) to go badly for (someone).
ikbali sönmek for (one´s) star to set/be on the wane, for (one´s) fortunes to be on the decline. |
|
|
|
|
Osmanlıca » Türkçe  |
İlişkili Sonuçlar  |
Yukarı  |
| İKBAL |
Bir şeye yönelmek. Teveccüh etmek. Reddetmeyip kabul etmek. Bir şeyi birinin önüne götürmek. Baht
açıklığı. Talih. Refah. * İstemek. (Bak: İdbar) |
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|