• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
juice Hear! {dʒu:s}
  • {N} su: meyve suyu, özsu, su, salgı, elektrik, benzin, içki
juice i. özsu, usare; sebze, meyva veya et suyu; çoğ. insan vucudunun sıvı kısımları; öz; A.B.D., (argo) cereyan, elektrik; A.B.D., (argo) benzin; A.B.D., (argo) kuvvet. juiceless

s. özü veya suyu olmayan, kuru.
juice i.
1. özsu.
2. sebze/meyve/et suyu.
3. argo cereyan, elektrik.
4. argo benzin.
5. argo kuvvet, enerji.
juice juice cus İsim * özsu. * sebze, meyve veya et suyu. slang * cereyan, elektrik. slang * benzin. slang * kuvvet, enerji.
juice özsu, usare; sebze, meyva veya et suyu; (çoğ.) ins

English » Turkish Indirect results Top
apple juice
  • {N} elma suyu
Please give me a bottle of juice.
  • {PHR} şişe: Bir şişe meyve suyu verin lütfen.
gastric juice
  • {N} mide suyu
A glass of tomato juice.
  • {PHR} bardak: Bir bardak domates suyu.
grape juice
  • {N} üzüm suyu, şıra
boiled grape juice
  • {N} pekmez
box of juice
  • {N} su: kutu meyve suyu
fruit juice
  • {N} su: meyve suyu
grapefruit juice
  • {N} su: greyfurt suyu
orange juice
  • {N} su: portakal suyu
tomato juice
  • {N} su: domates suyu
pancreatic juice
  • {N} pankreas salgısı
let him stew in his own juice
  • {PHR} ne hali varsa görsün
beet juice pancar şerbeti
fruit juice
1. meyve suyu.
He/She can stew in his/her own juice! k. dili Ne hali varsa görsün!
orange juice
1. portakal suyu.
tomato juice domates suyu.
He can stew in his own juice! * Ne hali varsa görsün!
apple juice elma suyu