• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
toy Hear! {tɔı}
  • {A} oyuncak
  • {N} çocuk oyuncağı, oyuncak, önemsiz şey
  • {V} oynamak, önemsememek
toy i.

f.

s. oyuncak; oyuncak gibi ufak şey, önemsiz şey;

f. eğlenmek, oynamak:

s. oyuncak gibi, küçük, ufak. toy shop oyuncakçı dükkânı.
toy i. oyuncak.

f. with
1. -i yarı ciddi bir şekilde düşünmek.
2. ile oynamak, -i elinde evirip çevirmek.
toy toy toy İsim * oyuncak. Fiil * {with} -i yarı ciddi bir şekilde düşünmek. * {with} ile oynamak, -i elinde evirip çevirmek.
toy oyuncak; oyuncak gibi ufak şey, önemsiz şey; eğle

Turkish » English Top
toy
  • {A} inexperienced, raw, green, verdant, beardless, callow, dewy-eyed, inapt, naive, unworldly
  • {N} runny nose, tenderfoot, punk, greenhorn, colt, chicken
toy green, inexperienced, or immature (owing to youth).
toy feast.
toy zool. bustard.
toy * green/inexperienced/immature (owing to youth).