| boktan durum |
|
|
| Kılavuzu karga olanın burnu boktan |
Kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz/kurtulmaz/çıkmaz.
atasözü
* If you fall under the influence of a bad person, you'll always be getting into trouble. |
|
| Kılavuzu karga olanın burnu boktan |
Kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz/kurtulmaz/çıkmaz.
atasözü
* If you fall under the influence of a bad person, you'll always be getting into trouble. |
|
| Kılavuzu karga olanın burnu boktan |
Kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz/kurtulmaz/çıkmaz.
atasözü
* If you fall under the influence of a bad person, you'll always be getting into trouble. |
|
| işini boktan yapan kimse |
bum |
|
| boktan laf |
crap |
|
| boktan durum |
fix |
|
| boktan şey |
junk |
|
| boktan şeylerden konuşmak |
yap |
|
| boktan durum |
shit [sl.] |
n. |