İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| cap |
{kæp}
- {N} kep, kasket, başlık, şapka, kapak, tepe, zirve
- {V} kapatmak, örtmek, kep takmak (simge), geçmek, daha iyisini yapmak
|
|
|
|
| cap |
{,si:eı'pi:}
|
|
| cap |
f. (-ped -ping) baş1ık geçirmek; örtmek, kapamak; tamamlamak, bütün haline getirmek; daha iyisini yapmak, geçmek; kapak veya örtü vazifesi görmek. cap the climax beklenileni aşmak; tepesine tüy dikmek. |
|
| cap |
kıs. Civil Air Patrol. |
|
| cap |
i. kep, takke, kasket, başlık; zirve, doruk, tepe; kapak (tüp, şişe): büyük harf, majüskül; tabanca mantarı: tapa; argo uyuşturucu ilaç kapsülü. cap and bells saray soytarısının giydigi çıngıraklı kukuleta. cap in hand hürmetkarane. blasting cap dinamit tapası. a feather in ones cap koltukları kabartan başarı. set ones cap for argo tavlamaya çalışmak (erkegi). |
|
|
Türkçe » İngilizce  |
Yukarı  |
| çap |
- {N} diameter, calibre, caliber
|
|
| çap |
,-pı 1. diameter. 2. mil. caliber, bore. 3. scale, size. 4. caliber, quality. 5. plan showing the size and boundaries of a plot.
__tan düşmek not to be what one used to be, no longer to be able to do what one once did. |
|
| çap |
çap{ı}
* diameter.
askeri
* caliber, bore.
* scale, size.
* caliber, quality.
* plan showing the size and boundaries of a plot. |
|
| çap |
caliber |
|
| çap |
calibre |
|
|
|