• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

Türkçe » İngilizce Yukarı
cutting-edge
1. in accord with the most fashionable ideas or style; "wears only the latest style"; "the last thing in swimwear"; "knows the newest dances"; "cutting-edge technology"; "a with-it boutique".

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
cutting Dinle! {'kʌtıŋ}
  • {A} keskin, acı, kesici, sert, dondurucu, iğneleyici, içine işleyen, içe işleyen, kırıcı
  • {N} kesme, doğrama, yol, çentik, kertik, kıymık, yonga, yol açma, hafriyat, kupür, kurgu hazırlığı, kesim, aşı dalı, çelik
before cutting
  • {A} kesmeden
without cutting
  • {A} kesmeden
cutting die
  • {N} keser zımba, kalıp: kesme kalıbı
cutting down
  • {N} kesip devirme
cutting edge
  • {N} ağız, keskin kenar, bıçak ağzı
cutting nippers
  • {N} kerpeten, keski
cutting words
  • {N} iğneleyici söz, iğneli söz
edge Dinle! {edʒ}
  • {N} keskin kenar, ağız, kıyı, keskinlik, şiddet, kenar, kesit, üstünlük
  • {V} keskinleştirmek, kenar yapmak, yavaş yavaş ilerletmek, yan yan gitmek, sokulmak
have the edge on smb.
  • {ID} üstün olmak
have the edge over smb.
  • {ID} üstün olmak
on edge
  • {A} gergin, sabırsız, endişeli, aşırı hassas, sinirli
play with edge tools
  • {ID} ateşle oynamak
edge away
  • {V} yavaş yavaş uzaklaşmak, yan yan gitmek
edge in
  • {V} içine sokmak, sokulmak
edge off
  • {V} yavaş yavaş uzaklaşmak, yan yan gitmek
edge on
  • {V} hareket: harekete geçirmek, dürtmek, zorlamak
edge out
  • {V} kıl payı yenmek, kenara itmek, çekilmek, bırakmak
edge tool {'edʒ,tu:l}
  • {N} keskin alet
keen edge
  • {N} keskin yüz, ağız