İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| difference |
{'dıfərəns}
- {N} ayrım, fark, ayrılık, benzememe, ihtilaf, olağandışılık, fikir ayrılığı
|
|
|
|
| difference |
i. 1. ayrılık, fark. 2. anlaşmazlık. |
|
| difference |
i. ayrılık, fark; ayırıcı özellik; ihtilaf, anlaşmazlık, kavga, dava; (mat). fark, çıkarma sonucunda kalan miktar. It makes a difference. Fark eder. şu veya bu şekilde sonucu etkiler. split the difference kalanı eşit olarak bölmek; anlaşmak, uyuşmak. |
|
| difference |
farklılık |
|
| difference |
dif.fer.ence
dîf'ırıns
İsim
* ayrılık, fark.
* anlaşmazlık. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| make a difference |
|
|
| see the difference |
|
|
| tell the difference |
- {V} ayırt etmek, farkını söylemek, fark görmek
|
|
| vast difference |
- {N} dünya kadar fark, çok büyük fark
|
|
| wide difference |
|
|
| a marked difference |
belirgin bir fark. |
|
| angular difference |
açısal fark |
|
| astigmatic difference |
odak kaçıklığı |
|
| contact potential difference |
temas potansiyeli farkı |
|
| contact potential difference |
temas potansiyeli farkı |
|
| difference equation |
fark denklemi |
|
| difference equation |
fark denklemi |
|
| difference galvanometer |
fark miniakımölçeri |
|
| difference galvanometer |
fark miniakımölçeri |
|
| difference metric |
fark ölçevi |
|
| difference metric |
fark ölçevi |
|
| difference of opinion |
fikir ayrılığı. |
|
| finite difference approximatio |
sonlu farklar yaklaşımı |
|
| finite difference approximation |
sonlu farklar yaklaşımı |
|
| It makes no difference. |
Farketmez. |
|
|
|