İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| favor |
{'feıvər}
- {N} lütuf, iyilik, yardım, sevilme, beğenilme, ayrıcalık, iltimas, kayırma, koruma, hediye (sürpriz), taraftarlık [spor.]
- {NPR} şeref nişanı
- {V} iyilik etmek, yardım: yardımda bulunmak, kayırmak, tutmak, desteklemek, kabul etmek, şereflendirmek, benzemek, dikkat göstermek
|
|
|
|
| favor |
i. 1. beğenme, onay; sevgi, sempati. 2. iltimas, kayırma. 3. iyilik, lütuf. 4. (bir davete katılanlara verilen) ufak hediye.
f. 1. tarafını tutmak. 2. tercih etmek. 3. benzemek. |
|
| favor |
i. yararlı bir yardım; teveccüh, güleryüz gösterme, lütuf, kerem; iltimas, kayırma, himmet; taraf tutma, himaye; iltifat; sima, çehre, yüz; ufak hediye, armağan; (çoğ). cinsi münasebet için müsaade etme. ask a favor ricada bulunmak. bestow favors on ayrıcalık tanımak, iltifat etmek. curry favor yaltaklanarak kendini sevdirmeye çalışmak. do a favor ufak bir yardımda bulunmak. favorless
s. sevimsiz, tutulmayan. in favor of lehinde, taraftarı; (tic). emrine (çek). out of favor gözden düşmüş. |
|
| favor |
f. müsamaha etmek, tarafını tutmak, iltimas yapmak, kayırmak, himaye etmek,işini kolaylaştırmak; onaylamak, tasdik etmek,tercih etmek: benzemek: dikkat etmek: lütuf göstermek: göz yummak. most favored nation clause diğer ülkelere tanınan kolaylıkları anlaşmayı imzalayan tarafa da sağlayan şart. |
|
| favor |
fa.vor
fey'vır
İsim
* beğenme, onay; sevgi, sempati.
* iltimas, kayırma.
* iyilik, lütuf.
* (bir davete katılanlara verilen) ufak hediye.
Fiil
* tarafını tutmak.
* tercih etmek.
* benzemek. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| curry favor with smb. |
- {ID} yaltaklanmak, yaranmaya çalışmak
|
|
| discriminate favor of smb. |
- {V} lehinde taraflı davrnamak, ayrıcalık yapmak
|
|
| do a favor |
|
|
| do the favor |
|
|
| high favor |
|
|
| in favor of |
- {PREP} tarafında olarak, lehinde
|
|
| lose favor |
|
|
| out of favor |
- {A} gözden düşmüş, beğenilmeyen, istenmeyen
|
|
| show favor |
- {V} kayırmak, torpil yapmak
|
|
| Will you do me a favor? |
- {PHR} iyilik: Benim için bir iyilik yapabilir misiniz?
|
|
| look with favor on |
- {V} hoş karşılamak, hoşgörmek
|
|
| militate in favor of |
|
|
| find favor in smb.'s sight |
|
|
| ask a favor of |
-e ricada bulunmak. |
|
| be out of favor (with) |
(birinin) gözünden düşmüş olmak. |
|
| curry favor with |
k. dili -e yaranmak, yaltaklanarak (birinin) gözüne girmeye çalışmak. |
|
| curry favor with |
yaltaklanarak (birinin) gözüne girmeye çalışmak. |
|
| decide for s.t./decide in favor of s.t. |
bir şeyin lehinde karar vermek. |
|
| do s.o. a favor |
birine bir iyilik etmek/yapmak. |
|
| in favor of |
-in lehinde, -in lehine, -den yana, -in taraftarı. |
|
|
|