• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
glance Hear! {glæns}
  • {N} bakış: kısa bakış, bakış, parıltı, sıyırma, imâ, parlak, kükürtlü mineral
  • {V} göz atmak, göz gezdirmek, bakıvermek, parıldamak
glance f. at -e göz atmak.

i. bakış.
glance f.

i. göz atmak, göz gezdirmek; ima etmek; sıyırıp geçmek;

i. bakış, nazar; ima; sıyırıp geçiş.
glance i. mad. birkaç çeşit parlak ve kükürtlü mineral.
glance glance gläns Fiil * {at} -e göz atmak. İsim * bakış.

English » Turkish Indirect results Top
copper glance
  • {N} kalkosin, sülfürlü bakır
flash a glance
  • {V} bakış atmak, göz atmak
at a glance
  • {N} bir bakışta
at first glance
  • {N} ilk bakışta
take a glance at
  • {N} göz gezdirmek
  • {V} göz atmak
glance at
  • {N} ima
  • {V} göz atmak, göz gezdirmek
glance coal
  • {N} antrasit kömürü, parlak kömür
glance off
  • {V} sıyırmak, sıyırıp geçmek
glance over
  • {V} göz gezdirmek
recognition at a glance
  • {N} ilk bakışta tanıma
running glance
  • {N} kaçamak bakış
shoot a glance
  • {V} göz atmak, göz gezdirmek
side glance {'saıd,glæns}
  • {N} yan bakış, yan yan bakma
a surreptitious glance
  • {N} kaçamak bakış
upward glance
  • {N} yukarıya bakış
a cursory glance göz gezdirme.
at a glance bir bakışta.
glance off -i sıyırıp geçmek.
shoot a glance at k. dili -e bakıvermek, -e göz atmak.
a cursory glance * göz gezdirme.