• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
golden Dinle! {'gəʋldən}
  • {A} altın, altın gibi, altın sarısı, üstün, türünün en iyisi
golden s.
1. altın, altından yapılmış.
2. altın renginde.
golden (s.) altın, altından yapılmış; altın renginde; çok kıymetli, fevkalade; gönençli. Golden Age Yunan ve Roma ef- sanelerinde geçen, insanların barış ve mutluluk içinde yaşadıkları eski bir devir; altın (çağ.) golden eagle kaya kartalı; altın kartal. golden fleece altın pösteki, (bak.) Argonaut. Golden Gate San Francisco körfezinin ağzı. Golden Horn (İstanbuldaki) Haliç . golden mean ılımlılık, itidal, ifrata kaç- mayış. golden rule Herkese iyilik et kaidesi . golden wedding evliliğin ellinci yıldönümü. Silence is golden. Sükut altındır.
golden gold.en gol'dın Sıfat * altın, altından yapılmış. * altın renginde.
golden altın, altından yapılmış; altın renginde; çok kıym

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
golden chain
  • {N} zincir: altın zincir
golden daisy {'gəʋldən,deızı}
  • {N} papatya: sarı papatya, papatya
golden age
  • {N} altın çağ, huzur ve mutluluk dönemi
golden brown
  • {N} kızıl kahverengi
golden eye
  • {N} altın gözlü ördek
golden handshake
  • {ID} işten çıkarma tazminatı, kıdem tazminatı
golden horn
  • {N} haliç
golden opportunity
  • {N} altın fırsat, bulunmaz fırsat
golden thistle
  • {N} devedikeni [bot.]
golden wedding
  • {N} ellinci evlilik yıldönümü
kill the goose lays the golden eggs
  • {ID} altın yumurtlayan tavuğu kesmek
the golden mean
  • {N} ikisi ortası, ideal ölçü
golden grey mullet
  • {N} altınbaş kefal
golden oriole
  • {N} sarıasma, sarıasma kuşu
silence is golden
  • {PHR} sükut altındır
kill the goose that lays the golden egg k. dili altın yumurtlayan kazı kesmek.
kill the goose that lays the golden * altın yumurtlayan kazı kesmek.
golden age altın çağ
golden coral altın mercan
golden eagle altın kartal

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
ekmek elden, su gölden * living the life of Riley on what someone else has earned.
golden gate köprüsü golden gate bridge