• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
legs
  • {N} bacak: bacaklar
legs
1. bacaklar.
2. vasiyetle bırakılan miras.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
bow legs
  • {N} eğri bacaklar, çarpık bacaklar
daddy long legs {'dædı'lɔ:ŋ,legz}
  • {N} tipula sineği, çayır örümceği
talk the hind legs off a donkey
  • {ID} boş konuşmak, kafa şişirmek, durmadan konuşmak
be on one's last legs
  • {ID} bir ayağı çukurda olmak, ölümü yakın olmak
cross one's legs
  • {V} bacak bacak üstüne atmak, bağdaş kurmak
find one's legs
  • {ID} ayağa kalkabilmek, toparlamak
hind legs
  • {N} ayak: arka ayaklar
on one's last legs
  • {ID} ölümü yakın, bir ayağı çukurda
on one's legs
  • {ADV} ayakta, ayağa kalkmış
stand on one's own legs
  • {ID} kendi ayakları üzerinde durmak, kimseye muhtaç olmamak
strech one's legs
  • {ID} yürüyüşe çıkmak, bacaklarını çalıştırmak
stretch one's legs
  • {V} bacaklarını açmak, bacakları uyuştuğu için gezinmek
tuck up one's legs
  • {V} ayaklarını toplamak, kıvrılmak
I would like my legs waxed.
  • {PHR} ağda: Bacaklarıma ağda yaptırmak istiyorum.
be on one´s last legs ömrü/miadı dolmak üzere olmak.
cross one´s legs ayak ayak üstüne atmak, bacak bacak üstüne atmak.
hind legs arka ayaklar.
sea legs fırtınalı havalarda güvertede dolaşabilme becerisi.
sea legs fırtınalı havalarda güvertede dolaşabilme becerisi.
with one´s tail between one´s legs k. dili süklüm püklüm.