| I have two carry-on pieces. |
- {PHR} taşımak: Yanımda iki parça eşya taşıyacağım.
|
|
| carry-on pieces |
- {N} taşımak: parça eşya taşıyacağım, bagaj: el bagajı
|
|
| pick to pieces |
- {V} çürütmek (tez), ağır eleştiri yapmak, didiklemek
|
|
| be torn to pieces |
- {V} parça parça olmak, paramparça olmak
|
|
| breaking into pieces |
|
|
| break into pieces |
- {V} parçalamak, parçalara ayırmak
|
|
| break to pieces |
- {V} parçalanmak, parçalara ayrılmak
|
|
| by pieces |
|
|
| cut to pieces |
|
|
| fall to pieces |
- {V} parçalanmak, yıkılmak, paramparça olmak, parçalara ayrılmak
|
|
| fly to pieces |
- {V} parçalanmak, parça parça olmak, dağılmak
|
|
| go to pieces |
- {V} parçalanmak, dağılmak, bölünmek, kırılmak, dökülmek, gücenmek, yıkılmak, morali bozulmak
|
|
| I'd like two pieces, please. |
- {PHR} parça: İki parça, lütfen.
|
|
| in pieces |
- {A} paramparça, parçalar halinde
- {ADV} parça parça, parçacıklar halinde, parçalar halinde
|
|
| pull to pieces |
- {ID} parçalamak, acımasızca eleştirmek, ağır eleştirmek
|
|
| take to pieces |
- {V} parçalamak, parçalara ayırmak
|
|
| tear to pieces |
- {V} paramparça etmek, parçalamak, yırtmak, paralamak
|
|
| torn to pieces |
|
|
| break to pieces |
1. parça parça etmek. 2. parçalanmak. |
|
| dash to pieces |
çarpıp paramparça etmek. |
|