İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| pique |
{pi:k}
- {N} kırgınlık, gücenmiş olma, pike
- {V} incitmek, kırmak, gücendirmek, merak uyandırmak, çekmek
|
|
|
|
| pique |
i. gücenme.
f. 1. gücendirmek. 2. uyandırmak: You´ve piqued my curiosity. Beni meraklandırdın. |
|
| pique |
i. pike (kumaş). |
|
| pique |
i.
f. incinme, kırılma, darılma;
f. hatırını kırmak, incitmek, darıltmak; tahrik etmek, kışkırtmak. pique oneself övünmek, kendini bir şey zannetmek. |
|
| pique |
pique
pik
İsim
* gücenme.
Fiil
* gücendirmek.
* uyandırmak:
You've piqued my curiosity.
Beni meraklandırdın. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| pique oneself on smth. |
- {V} övünmek, iftihar etmek
|
|
| in a fit of pique |
hoşnutsuzluk içinde |
|
| pique oneself on smth |
övünmek, iftihar etmek |
f. |
|
|